Dalış - Blue Team Diving

DALIŞ

Dalış Noktaları

Mağara II:
3 m - 30 m arsında dalış yapılabilen bu noktada, 3 m.'den girişi bulunan ve içerisinde soğuk su kaynağı olan bir mağara bulunmaktadır. Orfoz, lagos, grida, ahtapot, müren görülebilir. Bazı bölümlerde duvar yapısı sebebi ile değişik canlılarla karşılaşma olasılığı vardır.


Fener:
Kaş’ a en yakın mesafede ve çok çeşitlilik gösteren bir dalış noktasıdır. Derinliği 5m- 35 m arasında olan, hem eğitim dalışları hem de tecrübeli dalgıçlar için uygun bir dalış bölgesidir. Yapay resif olarak batırılmış olan C-47 Dakota uçağı bu noktada yer almakla beraber kargo bölümüne girilebilmektedir. Yakınındaki balık çiftliğinin olmasından dolayı etrafındaki canlılık çok çeşitli canlılıklar sunar. Orfoz, deniz tavşanı, müren, caretta caretta, barakuda sıklıkla görülen canlılardır.


Kanyon:
Unutamayacağınız bir duygu yaşamak istiyorsanız Kaş’ taki en favori yer Kanyon’ dur. 5m’ de olan doğal b ir platformdan kendinizi “uçarak” 22m’yi bulan iki duvar arasına bırakacağınız eşsiz bir V şeklinde bir noktadır. 25-40 m’ de sizi 1968 yılında adalara vurmuş pamuk taşıyan Dimitri Batığı karşılar.


Oasis Banko:
Dümdüz kum zemin üzerinde birden kaşınıza çıkan bu kayalık oldukça canlı çeşitliliği ile bu ismi almıştır. Kayalığın yakınlarında batan ahşap bir teknenin enkazı da balıklara yuva olmuştur. Kayalığın sığ kısmında derinlik 18m araka taraflarda 26-27 m’ lere kadar iniyor. Kanyon’ a çok yakın olan dalış noktası tekneyi bağladığımız yerden ayrılmadan yapabileceğimiz, tecrübeli dalgıçlar için ideal bir dalış noktasıdır.


Flying Fish:
30 dakikalık bir yolculuktan sonra Yunanistan’ a ait olan Meis adasına en yakın dalış noktalarından biridir. Bu nokta ismini güneydoğu ucunda 55-71 m arasında yatan uçak batığından almaktadır. II. Dunya savaşında “superviero-atmaca” lakaplı İtalyan Savoia-Marchetti SM79 modeli bu torpidolu bombardıman uçağı ile Meis’ i bombalarken uçaksavar ateşi ile düşürülmüş. Çok derin ve riskli olan buuçak dalışını sadece çok deneyimli dalıcılara önerirken, akıntının bazen dalışı iptal ettirecek seviyede olabileceğini hatırlatırız. Türkiye’ nin en iyi noktalarından biri seçilmiştir. 5m’ lerde başlayan kimi zaman akıntılı ve bol balıklı bir bölgedir. Dev orfozlar, akya sürüleri, barakuda, palamut gibi tüm avcı balıkları zevkle izleyebilirsiniz.


Besmi Reef:
4m-35m arasında dalış yapılabilmektedir. BESMI adasının güney tarafında bulunan reef kimi zaman oldukça akıntılı olsa da güzel dip yapısı ve balık çeşitliliği ile çok keyif alacağınız bir bölgedir.


Kovan Adası:
7m-30m arasında dalış yapılabilen noktada çok sayıda amphora ve birkaç tane de çapa bulunmaktadır. Batıdan gelen akıntıya dikkat edildiği takdirde, en rahatı adanın doğu ucundan hemen güneybatıya doğru aşağıya inmek ve akıntıyı arkanıza alarak doğuya kaymaktır. Akıntıda avcı balıkları yoğun olarak görebilirsiniz.


Pina Reef:
Adını çok sayıda bulunan pinalardan almıştır. 2m-30m arasında dalış yapılabilen noktada sığlıklarında kaplumbağa görme şansı çok yüksektir.


Büyük Mağara:
Deneyimli dalıcılar için 40 metrenin altına inen derin bir mağaradır. Tavan 32 metreden iniyor, taban 44 metreden başlıyor ve içeri doğru daha da derinleşiyor. Dip yumuşak kum olduğundan düşüp kaldırmamak gerekli. Derinliğe ve deko sınırlarına dikkat ederken yan duvarlarda el değmemiş neptün dantelleri ve kaçışan kırmızı karides sürülerini izlemek mümkün. Mağaranın kapısından çıkınca hemen güneyde bir kovuk daha var. Mağaranın balkonundan itibaren kayalık sırtı güneye doğru takip edince 32 metrelerde büyük bir kemer ve baca bulunur. İçinden geçerken Neptün dantellerine dikkat etmek gerekir. Deneyimsiz dalıcılar ise tamamen akıntısız bu ortamdan yararlanıp mağaranın üstündeki sığlıkta rahatça dolaşabilirler.


Çoban Burnu- Tünel:
Kıyıya yakın olarak başladığımız dalışta 15m lere geldiğimizde göreceğiniz kocaman koyu bir çukur ve tünelin içine girdikten sonraki sualtı yapısı ve manzara sizin için bu noktayı unutulmazlardan yapacaktır.


Onüç Reef:
13m den başlayan ve çok geniş bir tabana oturan reef 45m lere kadar devam etmektedir. Güzel dip yapısı ve bölgesel canlıları ile hoşunuza gidecek bir noktadır.


Heybeli:
İki ada çok sığ bir geçitle birbirinden ayrılmıştır. Burada dalışlar tekneyi hem dış (doğu) tarafa hem de iç (güneybatı) bölgeye bağlayarak yapılabiliyor: büyük adanın, küçük adanın, ve küçük adanın güneyindeki sığlığın etrafında dalınabilir. Sırtı 4,5 metreye kadar çıkan güney sığlıktaki kayalar ve doğusundaki kumluk yamaç, değişik deniz çayırları, küçük adanın doğusundaki kayalık, büyük adanın kuzeydoğusundaki döküntü, geçitler, hepsi apayrı ve zengin ekolojik ortamlar sunuyor.


Sarı Ot:
Kaş’ a uzak olmasına rağmen en güzel duvara sahip olan bir dalış noktasıdır. Genelde güneyden gelen akıntı çok kuvvetli olabilir. Adanın güney ucundaki burnun dibindeki yarıktan aşağıya inerken zorlamaya başlar, sonra dipsiz gibi gözüken capcanlı duvardan kopmadan aşağıya inersiniz. Güneye inmeyi başarınca derinlerde rahatlarsınız. Duvarın derinliklerindeki orfozları ve berber balığı kolonilerini görmeğe değer. Dönüş için duvarın üstündeki sırta tırmanınca akıntı kendini çok hissettirmez, dibi takip ederek rahatça tekneye dönerken bir seri taştan kemer sizi oyalar. Burundan kuzeye kaydıysanız dönüş ancak kayalara tutuna tutuna olur. Deneyimsiz dalıcılar duvardan düşmeden adanın korunaklı güney sığlığı üzerinde rahatça dalabilirler.


Neptün – Üç Kaya:
7m-35m arsında bulunan reef de çeşitli ve çok sayıda amphoralar ile Orfoz, lagos, grida, ahtapot, müren, stingray, caretta caretta,baracuda görebiliriz. 2011 yazında yapay resif oluşturmak üzere bu noktada 21 metreye batırılan 29metrelik emekli TCSG-119 Sahil Güvenlik teknesi fırtınalar sonucu aşağıya doğru sürüklendi.


Çapa Banko:
5m-35m arsında dalış yapılabilen, hem eğitim dalışları hem de tecrübeli dalgıçlar için uygun olan ve değişik bir dip yapısına sahip bu dalış bölgemizde kimileri artık kayalardan ayırt edilemeyen çeşitli tarihi ya da eski çapalar ve bölgeye özgü canlıları görebiliriz. Ayrıca tecrübeli dalıcılar için 30m de baracudaların sıklıkla üzerinde gezindği bir de kuyu bulunmaktadır.


Güvercin Adası:
Hem eğitim dalışları hem de tecrübeli dalgıçlar için uygun olan bir dalış bölgesidir. Kemal Tufan’ın köpekbalığı heykeli deneme dalışı yapanlara hoş (!) bir sürpriz yaşatmaktadır. 22 metrede fazlaca dağılmış “La Villa” ahşap batığı ile karşılaşırsınız. 25 metrede son yıllarda batırılmış bir sac batık görebilirsiniz. Ayrıca tecrübeli dalgıçlar için de 20m-35m de arsında reef de bulunmaktadır. Orfoz, lagos, grida, ahtapot, müren, caretta caretta, baracuda görebileceğimiz canlılardır.


Hidayet-Stonehenge:
5m-35m arsında dalış yapılabilen, hem eğitim dalışları hem de tecrübeli dalgıçlar için uygun olan bu dalış bölgemizde 18m de bir uçak batığı bulunmakta. Uluburun’da keşfedilen, bilinen en eski batığın Kaş’ta yapılıp burada batırılan bir kopyası şimdi tüm Akdeniz orfoz türlerine yuva olmuş. MÖ 15. yüzyıla tarihlenen “Uluburun batığı” nın 1984-1994 kazısı ile çıkartılan çok zengin kargosu ise şimdi Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’nde. Bu batığın sünger avcıları tarafından keşfedildiği zamanki halini temsil eden, 15 metredeki “in situ” alanı da taklit amphoralar, bakır külçeleri ve taş çapalardan oluşuyor. Doğu uçtaki burnun önündeki döküntüler kademeli olarak inerken zengin canlılık sunuyor, hemen doğusundaki koyun sığlıklarındaki girift dip yapısı ise “Stone¬henge” lakabını hak ediyor.


Gürmenli Adası:
5m lerden başlayıp 40m lere kadar devam eden ve çevresinde eski çapaların bulunduğu ve çok keyifli bir duvar dalışı yapabileceğiniz bölge genellikle akıntılı olan bir noktadır.